Headlines

Bayram Geliyor




BAYRAM GELİYOR

On bir ayın sultanı Ramazan bereketiyle geldi, bereketiyle gidiyor. İnsanlar iftar çadırlarında kaynaştı; yoksul da zengin de aynı kaptan yemeğini yedi. İftar sofraları eşin dostun kavuşma, buluşma merkezi halini aldı. Ezandan sonra yürüyüşe çıkan yahut bir çay bahçesinde sohbet için evinden ayrılanlardan ötürü sokaklarda bir güven ortamı hakimdi; en kuytu köşelerde bile insanlar bulunuyordu. 

Sultanahmet'te Camiler İbadethane Oldu

Bu Ramazan'da şüphesiz ki en çok rağbet gören yer Sultan Ahmet Meydanı'ydı. Hem tarihi dokusu hem de uhrevi havası ile her akşam insan akınına uğradı ve hatta oraya çadır kurup sabahlayanlar bile oldu. Aslında bu iklim her sene aynı. Özellikle o bölgede kurulan asırlık tatların ve el sanatlarının sergilendiği fuar oldukça ilgi görüyor. Aynı zamanda televiyon kanallarının Ramazan programlarına seyirci olarak katılmak için de gelenler fazla. Bir yanda Sultan Ahmet diğer yanda Ayasofya, az ileride Beyazıt Camii, onun arkasında Mimar Sinan'ın şaheseri Süleymaniye... Başka hiçbir sebep olmasa da bu güzellik için bile gidilir. En azından bu kutsal günlerde bu camiiler turistik birer yer olmaktan çıkıp ''Ben ibadethaneyim'' diyebiliyor. 

Ete Hasretiz

Ülkemizde her yıl birçok belediye iftar çadırları vasıtasıyla Ramazan etkinlikleri düzenliyor. Özellikle Üsküdar ve Fatih bölgesinde birçok kişiye yemek dağıtılıyor. Ayrıca kurulan aşevleri sayesinde de fakir ailelere ulaşılıyor. Benim bu yıl en çok ilgimi çeken şey insanların kavurma ve pilav dağıtılan bölgelere akın etmesi oldu. Memleketimizde birçok ailenin ete hasret yaşadığının bir aynasıdır bu. 

Birçok kişi bunun farkında olmasa da Ramazan ayı sadece insanların açlıkla sınandığı bir ay değil. Oruç, insanın baştan ayağa tüm nefsi ile sınandığı bir ibadet şekli. Sahurdan iftara kadar eli, ayağı, beli, dili, kalbi, aklı vs. sınanan insanoğlu bununla birlikte fitre ve zekat ile de sınava tabi tutuluyor. İslam'daki sosyal adaletin bir gereği olarak insanlar servetlerinin bir kısmını fakir kimselere dağıtmakla yükümlüdür lakin ben bu görevini layıkıyla yerine getirene henüz rastlamadım. Mesela; çok zengin bir işadamının 1/40 oranında malını fakirlere dağıttığına hiçbir yayın organında rastlamadım. İşte burada da daha önce bahsettiğim şekilde insanoğlunun dini bile kendi gereksinim ve faydasına göre yorumladığını görebiliyoruz. 



Bayram Anıları

Evet, bayram geliyor. Bayramla beraber anılarda geliyor. İnsan büyüdükçe geçmiş günlere dönüp, keşke çocuk olsaydım, demeden edemiyor. Her yaşın ayrı bir güzelliği var elbette ama o yıllar bambaşkaydı. Bayramlıklarımızı giyer komşu evlerin kapılarını çalıp tek tek bayramlaşırdık. Karşılığında da şeker yahut para alırdık. Her evde ayrı bir heyecan yaşanırdı.  O yıllarda ülkemiz bu kadar kirlenmemişti; bir güven ortamı mevcuttu. Hiçbir ailenin gözü arkada kalmazdı. Şimdi ise organ mafyası, pedofili hastaları derken bırakın komşu kapıları artık aileler çocuklarını evin önüne bile gönül rahatlığıyla bırakamıyorlar. 

Bu vesile ile bayramınızı kutluyor, küçüklerimin gözlerinden büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Siz de bu bayramda zilinize basan çocuklara kapınızı açmayı ihmal etmeyin.

 BENZER İÇERİKLER İÇİN TIKLAYINIZ





Share this:

Yorum Gönder

 
Copyright © Faydalı Faydasız Bilgiler. Designed by OddThemes