Headlines

Din ve Bilim


DİN VE BİLİM

Din ve bilim yüzyıllar boyunca çatışmış ve birinin diğerine üstün geldiği dönemler olmuştur. Son yüzyıla kadar din bilime yön verirken teknolojik gelişmeler ışığında yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde bilim, kısa sürede dine üstün geldi ve din adamları yorumlarını yaparken bilimsel gerçeklere uydurmaya gayret göstermeye başladılar. 

Galileo ve Bruno

Bilim adamları dünyanın 4 milyar, evrenin ise yaklaşık olarak 14 milyar yaşında olduğuna inanıyorlar. Büyük patlama sonrasında maddenin uzay boşluğunda ışık hızından daha hızlı bir şekilde yayıldığını, evrenin de tıpkı canlılar gibi sürekli evrim geçirerek bugünkü halini aldığını düşünüyorlar. Yine bilim adamlarına göre canlılık için bir tek temel şart var o da su; eğer su varsa, elementler doğru yer ve zamanda bir araya gelerek canlılığın oluşumu için kompleks olmayan canlı bir yapı oluşturabilirler. Daha sonra bu canlı gelişip evrimleşerek dünyamızdakine benzer türlerin ortaya çıkmasına vesile olabilir. Konunun bu kısmını olabildiğince özet geçip olayın bir de dini boyutu bakalım. Din adamlarının yakın bir zamana kadar iddia ettikleri şey; insanlık tarihinin 10 bin yıl kadar geriye gittiği ve Tanrı'nın bir tek sözüyle her şeyin bir anda olduğu. Kuşlar, böcekler, insanlar, çiçekler; yıldızlar, galaksiler, uzay boşluğu ve gezegenler. Hepsi bir tek anda oluşmuştu. Tanrı bir tek kelamıyla var olan her şeye bugünkü şeklini vermişti. Akla yatkın olmayan bu dini iddialarla insanlık binlerce yıl meşgul edildi. Dünyanın yuvarlak olduğunu iddia eden Galileo'nun idama mahkum edilip öldürülmesi gibi bir garabet de bu sakat fikirlerin eseridir. Aynı şekilde Kopernik'in güneş merkezli düşüncesini savunup evrenin sonsuz ve eşdağılımlı olduğunu ve evrende, dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğunu söylediği için Bruno, Engizisyon mahkemesince yargılandıktan sonra diri diri yakılmak suretiyle idam edilmiştir. 

İslam Medeniyeti Geriye Gidiyor

Aslında yukarıda bahsi geçen durumlar batı medeniyetinin tarihi akışını özetliyor. Tam aksi olarak İslam dünyasında ve doğu medeniyetlerinde akılcı düşünce ve bilimsel gelişmeler zamanla yerini bağnaz, sorgulamayan, üretmeyen, gelişmeye kapalı toplumlara bırakmıştır. Doğal olarak bu durum hızla çağ atlayan batının geri kalmış bu kitlelere tahakkümü ile sonuçlanmıştır. 

Oysa ki canlı ve cansız varlıkların, akla daha akla yatkın bir şekilde Tanrı'nın doğa kanunlarını kullanarak meydana getirdiği gerçekler olduğunu düşünmek onun kudretine gölge düşürmez. Ol, deyince olduran; öl, deyince öldüren o yüce yaratıcının gücünü küçümseyerek La Fontaine masalı gibi yorumlar insanları dine yaklaştırmak yerine büsbütün uzaklaştırır. 


Share this:

Yorum Gönder

 
Copyright © Faydalı Faydasız Bilgiler. Designed by OddThemes